|
BİTKİSEL EK
DESTEKLER
Ayrı
ayrı hepsi 1.sınıf kalitede özel üretim olarak seçilmiş;
ile beraber toplam
19 naturel
bitkisel preperatlarının,
belirli oranlar
gözönüne alınarak karıştırılmasıyla elde edilen ve Mucize
Karışıma bitkisel destek veren, özel olarak hazırladığımız
Bitkisel Ek Desteklerdir.
Bu özel desteklerden bazıları ;
Kurutulmuş
Kudret Narı
Halk arasında asırlardır mide hastalıklarının baş tedavisi olarak
bilinen Kudretnarı bütün tropikal Asya, Afrika ve Hindistan’da yetişen
turuncu renkli bir meyvadır. Kolit - Ülser - 12 parmak - Gastrit, Asit
fazlası gibi mide-barsak sistemine bağlı tüm hastalıkları kalıcı ve
kesin tedavi eder, Karaciğeri destekler, Egzama ve sedefe fayda verir,
Yara ve iltihapları giderir, Barsak tembelliğini giderir, Hücre
yeniler, Rahim yaralarına fayda verir, Yanık ve yaralara lapası
vurulur. Ayrıca yüzyıllardır Ayurveda doktorları Kudretnarını, tip-II
diyabetini tedavi etmek için kullanmışlardır. Kudretnarının
diyabetlilerde kan şekerini normal düzeylere indirdiği Ayurveda
doktorlarının bu bitkiye olan saygınlığını arttırmıştır. Son
zamanlarda kudretnarının test tüpü çalışmaları olmuş, HIV ( AIDS'e
neden olan virüs ) büyümesini durdurduğu gösterilmiştir. Kudretnarının
hastalıklarla savaşan immün hücrelerinin üretimini teşvik eder
görünmüştür. Hayvanlar üzerinde yapılan çalışmalarda kudretnarının,
kanser tümörlerini kontrol etmede etkili olduğu gösterilmiştir.
Aynı zamanda yüksek oranda E vitamini ve kaliteli protein içererek
bağışıklık sistemini güçlendirmektedir.

Devedikeni Tohumu :
Silymarin; Milk
thistle ( Devedikeni ) bitkisinin yapısında bulunan karaciğer sağlığı
için önemli bir etken maddedir. Birçok bilimsel çalışma Silymarinin
Kronik hepatit (karaciğer iltihabi) dahil, aşırı alkol ve bazı
ilaçların neden olduğu safra yolu iltihabi, siroz ve kronik karaciğer
hastalıklarında oldukça etkili olduğu belirlenmiştir. Faydaları ;
Karaciğerde toksin maddelerin parçalanıp, atılacak hale gelmesine
yardımcı olur, Karaciğerin hücrelerini alkol, ilaç ve kimyasalların
zararlı etkilerinden korur, Karaciğerin çalışmasını destekler ve yeni
karaciğer hücrelerinin oluşmasına yardımcı olur, Safra üretimini
uyararak, artışını sağlar, Böbreklerin rejenasyonunu uyarır ve onları
zehirli maddelerin toksin etkilerinden korur, Böbreklerdeki ve idrar
yollarındaki problemlerin giderilmesinde olumlu katkılar sağlar,
Alkolün çok kullanılması sonucu gelişen sirozda etkilidir, İlaçların
potansiyel zehirleme etkilerinden korur, Nikotin, alkol, karbon
monoksit gibi maddelerin zararlarını etkisiz hale getirir, İyi bir kan
temizleyici ve karaciğer toniğidir, Sedef ve kronik mantar enfeksiyonu
olan kişilerde de fayda sağlar.

Meyan :
Meyan üzerinde
yapılan son çalışmalar, Meyandaki ana aktif madde olan glycyrrhizin'in
anti-iltihapsal, antiviral ve anti alerjik özelliklere sahip olduğunu
bulmuştur. Meyan, peptik ülser, mesane hastalıkları ve böbrek
problemlerini yatıştırıcıdır. Ayrıca iyi bir balgam söktürücüdür.
Meyan, anti-iltihapsal özelliklere bağlı olarak arterit için zamanla
değer kazanmış bir destektir. İltihaplanmayı azaltmaya yardım eden iki
steroidin, kortison ve aldosteron üretimini stimüle eder. Japonlar
glycyrrihizin'i olası bir kanser tedavisi olarak araştırmaktadır.
Birleşik Devletler'de Ulusal Kanser Enstitüsü, meyan da bulunan
triterpenoidleri kanser hücrelerinin büyümesini baskılama yetenekleri
yüzünden araştırmaktadır. Japonya ve Çin'de glycyrrhizin, karaciğerin
iltihaplanması ile karakterize olan hastalık Hepatit B'yi tedavide
başarılı şekilde kullanılmaktadır. Meyan, hücrelerdeki östrojen
reseptörlerine bağlanan bitkisel östrojeni yüksek dozlarda içerir.
Ayrıca Meyan, ülser ağrısını azaltır, Nezleye bağlı tıkanmaların
ortadan kalkmasına yardım eder, Hepatit B tedavisinde kullanılır, Bazı
kanser tümörlerinin büyümesini yavaşlatmaya yardım edebilir.

Zerdeçal :
Vatanı
Hindistan, Çin ve Endonezya'dır. Türkiye'de yetişmez. Bileşiminde
uçucu yağ, curcumin başta olmak üzere kürküminoitler içerir.
Anti-bakteriyel özellikler taşır. Curcumin, güçlü bir antioksidandır
ve cilt, göğüs ve kolon kanserlerinin potansiyel tedavisi olarak
üzerinde çalışılmaktadır. Çinli araştırmacılar, güçlü kanserojenlere
maruz bırakılmadan önce curcumin verilen farelerin, diğer farelerden
çok daha düşük düzeyde cilt kanserine yakalandıklarını
bildirmişlerdir. Penn State'teki araştırmacılar, curcumin'in göğüs
tümörlerinin büyümesi için gereken proteinlerin aktivitesini bloke
edebileceğini bulmuşlardır. Doğal bir anti-iltihapsal olan curcumin,
artritte görülen ağrı ve sertleşmeleri tedavi etmek için hazırlanan
bitkisel formüllere sıklıkla katılır. Almanya ve Hindistan'da
yürütülen modern araştırmalar, zerdeçalın safra kesesi hastalığına
karşı koruyucu olduğunu gösterir. Bitki uzmanları bu bitkiyi Hepatit
C'li kişilere önermektedirler.

Zencefil :
Eski
çağlardan beri hem Doğu'da hem de Batı'da çok kullanılan bir bitkidir.
Eski Hint'de Eski Çin'de, Yunanlılar ve Romalılar da hem baharat
olarak hem de tedavide kullanılmış bir bitkidir. Doğal bir
anti-iltihapsaldır. Son çalışmalar zencefilin bir başka kullanımını
-arterit için bir tedavi olarak belgelemiştir. Mide bozukluklarında
yatıştırıcıdır. Nezle semptomlarını yatıştırır. Midevi, uyarıcı
terletici ve kızartıcı etkilere sahiptir. Yol tutmalarında bulantı ve
kusmalara karşı kullanılır. Gastrit, Sindirim rahatsızlıkları ve
İştahsızlıkta, Güçlendirici, Gaz söktürücü, Hazmettirici olarak
etkilidir. Tükürük ve mide salgılarını uyarır. Barsak kaslarının
hareketlerini uyararak aktive eder. Safra arttırır. Kalbin kasılma
gücünü arttırır. Halk tıbbında balgam söktürücü, Damar ve dokuz büzücü
olarak da kullanılır.

Keçiboynuzu
Özü Tozu :
Çekirdeklerinden ayrılmış keçiboynuzu meyve parçalarının istenilen
renk ve aroma kalitesinde kavurma işlemine tabi tutularak, özel
değirmenlerde öğütülüp, mikronize elenmesi sonucu saf olarak elde
edilmektedir. Karaciğeri besler, Yüksek protein mineral ve vitamin
içerir, Kolesterol düşürür, Enerji verir, Kemikleri geliştirir, Balgam
söktürür, Bronşları boşaltır, Sigara tiryakilerine fayda verir,
Diyarelere iyi gelir, Dişleri besler, Kemik ve kasları güçlendirir,
Bünyeyi geliştirir.

Kara Üzüm Çekirdeği Ekstresi :
Kara üzüm
çekirdeği ekstresi, keşfedilmiş en yüksek antioksidanlardan biridir.
Üzüm çekirdeği ekstresi proanthocyanidin adlı antioksidan flavonoidler
içerir. Proanthocyanidinler, vücutta C vitamininin aktivitesini
arttırırlar. Üzüm çekirdeği ekstresi damarlarda plak ya da yağ
çökeltileri oluşmasına neden olabilen LDL'nin oksidasyonunu
önleyebilir. Üzüm çekirdeği ekstresi, hasara karşı hassas, vücuttaki
en küçük kan damarları olan kılcal damarların güçlenmesine yardım
eder. Proanthocyanidinler, kansere neden olduğuna inanılan serbest
radikalleri ( vücutta bulunan dengesiz oksijen molekülleri ) bloke
eder. Üzüm çekirdeği aynı zamanda anti-ihtihapsaldır. Arterit ile
alerjiler ve diğer iltihapsal hastalıkların tedavisinde kullanılır.
Üzüm çekirdeği C vitaminini destekler, ayrıca güçlü kemikler için de
önemlidir. Ayrıca güçlü bir kemik maddesi olan Kolajen formasyonu için
de gereklidir. Kolajen, ayrıca cildin altındaki yapı iskelesidir;
kolajen kaybı kırışıklığa neden olabilir.

Buğday Çimi :
İnsan sağlığı
ve genç kalmak için bulunmaz bir ilaçtır. Yorgunluğa, yaşlılara,
halsizlere, kalp ve damar hastası olanlara en iyi ilaçtır. Yılda
en az iki defa onar gün buğday çimi tüketilmelidir. Buğday çimi
enerji verir. Besleyicidir. Yaşam sürekliliğinin devamı için
vitamin ve mineraller içerir. Yaklaşık 30 enzim içerinde % 70’i
ham klorofildir, Kan hücrelerini yapılandırır, Vücudu temizler,
toksinlerin vücuttan atılmasına yardımcı olur. Kilo kontrolüne
yardımcı olur, Besin değeri oldukça yüksektir, Bu nedenle aşırı
yemek yemeğe engel olarak kilo kontrolüne yardımcı olur, 100
gramında; Kemik gelişimini sağlayan 250 mg Flour, 1100 mg fosfor,
450 mg magnezyum, 300 mg kükürt,400 mg potasyum, 6 mg çinko, 8 mg
demir, 1 mg bakır, 10 mg kobalt, 10 mg mangan ve yeter miktarda
silisyum gibi mineraller bulunur. Çok miktarda B1, B2, B3, B6, B12
vitaminleri ile A vitamini ve az miktarda C vitamini bulunur.
Oksijenle dopdolu olan buğday çimi, doğanın en güçlü anti kanseri
olan 'laetril' içermektedir. Buğday çiminin kanser hücreleri
üzerinde apopitotik etki yaptığı ve hücreleri apopitozise sokarak
öldürdüğü gözlenmiştir.

Çörekotu
:
Çörek otunun
tohumunda takriben %38 oranında karbonhidrat, %35 oranında çeşitli
yağlar, %21 oranında da albumin bulunur. Geri kalan %6 ise, yüzden
fazla maddeden oluşur. Bu orana çok değerli olan doymamış yağ
asitleri de dahildir. Linolen asidi, alfa linolenasidi ve iç yağı
bunlar arasındadır. Eterli yağlar olarak kofur, nigellon, alfa-pinen
vb. mevcuttur. Az miktarda bazı vitaminler (B1, B2, B6 folasidi
niacin), mineraller (demir, kalsiyum, magnezyum, çinko ve selen)
ve amino asitleri vardır. Doymamış yağ asitleri ve eterli yağ,
savunma sisteminde çok yararlıdır. Vitamin ve mineraller, savunma
sisteminin işlemesinde önemli rol oynar. Çörek otunun değeri, çok
sayıdaki bu maddelerin karışımından gelmektedir. Doymamış yağ
asitleri, metabolizmaya yardım eder. Hücrelerin büyümesi,
gelişmesi ve yenilenmesinde yine buna ihtiyaç vardır. Ayrıca
vücudun ihtiyacı olan hormonların gelişmesinde yardımcı olur.
Alerjik sinyaller gönderen histamin gibi maddelerin artmasını
engeller.

|